tutulmak..
diyince aklıma şu sıra "iki tutulma arasından geçiyoruz" cümlesindeki anlamıyla astronomi ve astroloji anlamı gelse de durup kendisiyle şöyle bir göz göze bakıştığımda çağrışımlarının peşine düşesim geldi bu sıcak ağustos öğleninde..hatta sıcağın etkisini azaltmak ve az da olsa psikolojik manipülasyon olur diye arka planda yağmur sesi var..neden çünkü yağmur sesini, yağmur yağarken düşünmeyi, yazmayı, konuşmayı, öylece durup camdan bakmayı, çıkıp biraz ıslanarak koştur yürümeyi, elimde şemsiye sakince yürümeyi, bir saçak altında durup caddeyi, insanları o anı izlemeyi, kafede tam cam önündeki masada kahve içmeyi, camı açıp elimi uzatıp ıslanışını izlemeyi, mümkünse getirdiği topraklı kokuyu içime çekmeyi ve daha bağlantılı pek çok şeyi severim..yağmuru özlemişim sanırım :) bu böyle akar gider biz yağmuru bırakıp "tutulma" ya gelelim..ama önce bir kahve alayım kendime :) hadi sen de al.. evet ne diyorduk, hah tutulmak..evet şu sıra güneşinden ayına kadar astrolojik b...