pencere..
geçen akşam trt2 de small things like these(2024) izledim..filmdeki bir sahne aklımda takılı kaldı.. gece yatağından kalkan sessiz ve derin baş karakterimiz, sıcak bir fincan içeceğini alıp pencerenin tam karşısındaki koltuğa, karanlıkta daha doğrusu dışardan içeri süzülen loş ışığın kuytusunda, oturur. ve sadece dışarıya bakar. bunu seviyorum.. pencereden bakmak, vaktine, kişisine, şekline hatta penceresine göre bir çok şey söylenebilir bir konu..yazarım belki.. gideyim sıcak sütlü kahvemle pencereden bakayım, nede olsa gecenin 01.38'i yani tam vakti :)