Kayıtlar

Mayıs, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

bayram iki..

bayram yorgunluğu diye bir şey var, biliyorsunuzdur belki..kendiliğinden gelip oturan bütün bayram boyunca hemen ense kökünüzde sizinle dolaşan ve nedense her şey gibi vakti dolduğunda giden garip bir tür yorgunluk..yok öyle çok iş yapıyor olmanızla, misafir ağırlamanızla ya da misafir olmanızla ilgili değil sanırım, çünkü her türlüsünden bayram yaşadık bu yaşa kadar.. ve her türlüsünde vardı bu dediğim şey..  bugün kendimi dünden daha yorgun hissediyorum sevgili okur..günün akışı gereği kahvaltı sonrası bana kalan bir miktar zaman olmasına ve o zamanı en sevdiğim şekilde yani yatağıma uzanmış kitabıma dalmış arada çayımı yudumlamış halde geçirmeme rağmen.. sonrası zaten ver elini büyük teyzeden, ortanca görümceye oradan büyük yenge ve kuzenleri ziyarete bol insanlı, konuşmalı, yemeli içmeli geçti.. yani aslında hiç bir şey yapmadım ve üstelik gayet güzel geçmiş buluşmalardı hiç gerginlik falan olmadı...sanırım beni aynı günde bir iki insandan fazlasını görmek bile yoruyor :) ...

bayram bir..

İnsan elinde olmayan durumların sonucuyla uğraşan bir canlı..gerçi şöyle bir düşününce elinde ne var ne kadar var gerçekten şüpheli bence.. elbette vardır hemen kaderciliğe gömülmüyorum canım merak etme cüzzi de olsa var bir hata payımız :)) o kadarı kadı kızında bile oluyorsa biz ki kadısız köyün...neyseeee.. bayram birinci günü az önce ömrünü tamamlayıp başka aleme göç etti..nasıl geçti senin bilmiyorum ama benim günümde havadislere gelince;  beylerin bayram namazı, sonrasında yapılan kahvaltı ve üstüne türk kahvesi, hadi kurban işini halledin diye görev başına gönderme, kızımla kek yapma, bol telefon görüşmesi, annemler gidiş ki kardeşlerim dahil hep beraber orada toplanma, annemin hazırladığı poğaçayı tam fırına verecekken fırının arızalanması, sigortayı attırması, sigortanın düzeltilmesi ama fırının el mevta olması, annemin telaşı, onlara yakın oturan küçük kardeşimi organize edip iki tepsi poğaçanın acil onlara götürülmesi, orada pişirilmesi, koştur gelinip bu durum üzerine b...

arife tarif..

ömrümüzün bilmem kaçıncı bayramının arefesindeyiz...kaç bahar kaç bayram...bilemeyiz kalanı geçeni hesabı yapmak değil mesele zaten, azcık ayık olmak azcık gerçekten vaktin içinde olmak tam içinde..vakti geçtiği için bozulan şeylerle dolu dünya..çünkü ifsad yani bozulma üzerine kurulu..oysa hakikat bozulmaz, dağılmaz ve parçalanmaz gibi geliyor..o tarafa yürümeyeyim ne kadar çekse de bu konu, bilmediğim yerler.. yani diyorum ki bu gece arefe gecesi..kaç arefe gecesi yaşadım bir birinden farklı..hatırlıyorum şöyle bir hafıza kartını dürtekleyince, kimi eğlenceli kimi telaşlı kimi sıkıntılı kimi küskün kimi heyecanlı kimi uhrevi kimi nankör kimi yalnız kimi kalabalık kimi mutlu kimi üzgün yaslı...çeşit çeşit..insan yaşadıkça hayatın çeşitlerini tanıyor en azından..çeşnici başı gibi sağlam kaldıysan belli bir yaşa kadar damak artık tatlardan seçebiliyor ve dahi tatsızlığı da biliyor..bu da böyleymiş deyip baş üstüne kabul makamında bağdaş kurabiliyor.. her biriden bir iz kalıyor elbet yüz...

mayısss..

yazdım yazdım sildim...böyle bir kararsız hal üzereyim..bir şey var dilimin ucunda ama söze gelmedi neyleyeyim..bugün de günlerden bir gün olarak gelip geçti..doğduğum gün olması dışında herhangi bir gündü çok önemli değildi..seni düşündüğüm bir kaç andan başka :))) hayır bugün kendimi düşündüm..itiraf ediyorum bugün en çok kendimi düşündüm ve bu bir işe yaramadı :))  öyle işte..

sıradan bir cuma günü..

An itibarıyla 23.46. sondan geri giderek.. yorulduğumu hissederek oturdum masaya pardon sandalyeye.. eve geleli ancak yarım saat olmuştur, nispeten erken yani :) zira yine beyoğlu'nda toplantımız vardı bu akşam fotoğraf için..sevgili hocam nihayet bir fotoğrafımı bağlamına uygun buldu ve beğendi..buna biraz sevindim ama tam olarak istediğim şey henüz olmadı biliyorum yani içim konuşuyor hala tatmin olmuş değil.. arkadaşlarımdan motive edici şeyler duymak da çok iyi geldi..gün sonu güzel bitti anlayacağınız.. zamanda geri gitmeye devam..pilates yapmaya başladım iki haftadır..hayatıma son zamanlarda kattığım en güzel eylemlerden biri bu oldu..bugün yine öğleden sonra salona gittim..aman allahım çoook güzel ve iyi geliyor..acının tadı başka çok başka :)) ondan da önce semt pazarımızın günü olduğu için ve haftaya da bayram nedeniyle kurulmayacağı için koştur pazara gittim..taze fasulye alıyorum her zaman aldığım tezgahlardan birinden..abi çok hoş insan bir yandan fasulyeyi tartıyor bir...

günce..

Önce arkadaşına doğum günü hediyesi alacağız, sonra komşu ilçedeki sahafa gidip dolaşacağız ardından halasına kahve içmeye diğer komşu semte geçip oradan eve döneceğiz..plan bu..marmaray bugün bedava..bütün uğrayacağımız semtler komşu duraklar zaten boncuk gibi yan yana sıralı.. planı da o yaptı zaten..kızım yani.. hediye meselesini bizim semtin çarşısından hallediyoruz..çok şirin ve zarif bir çift küpe, tıpkı arkadaşı gibi..kendisi için de bir küpe beğeniyor..ben de bakır bilezik ve halhal alıyorum..takılanıp çıkıyoruz.. sahafta sessizlik hakim..bir iki kişi bakınıyor ama tozlu bir sessizlik sinmiş her yere..az ötesi çarşı hem de nasıl kalabalık oysa.. adım adım kitapların önünden geçiyor, bakıyor, kitabı alıp karıştırıp kokusunu duyumsarken geri bırakıyoruz yani  "rafları yoruyoruz".. sahafın bir bölümü antika/eski eşya için ayrılmış bir oda..zamanın sığındığı bir mekan yapmış..girip biraz bakınıyorum nedense çok duramıyorum...yok yok benim geçmişle işim yok...sahaf genç bi...

oyun oyna..

İstinye.. bugün.. sosyal tesislerin kapısında içerden çıkmasını bekliyorum arkadaşımın..iki kadın var hemen sol tarafımda benden biraz uzaktaki bankta..biri sigara içiyor diğeri telefonda konuştuğu kişiyi teselli edici cümleler kuruyor..ben oturduğum bankta çantamı düzenleyip fotoğraf makinemi karıştırıyorum..sağ tarafımda bir adam sigara içiyor sırtı herkes dönük ve ayakta.. bebek, yatağından düşmüş, acil ambulansla hastaneye koşturmuşlar.. dua/teselli arasında cümlelerden anladığım hikaye bu..yaşlı, pejmürde görünüşli bir kadın gelip sigara istiyor halihazıda sigara içmekte olan kadından..kadın veriyor..yaşlı kadın helal ettin mi diyor..ettim diyor diğeri..beriki bu arada telefonu kapatmış olayı anlatıyor yanındakine ara ara kısa cümlelerle..sonra dönüp başka bir şeye ihtiyacın var mı diyor yaşlı kadına..yaşlı pejmürde eyvallahsız bişiler söylüyor ama beriki kadının uzattiğı parayı alıyor..borç mu diyor değil diyor beriki..dua et hastam var onun için dua et diyor..bişiler söylüyor ya...

buluta bakalım..

Gecenin bir vakti tesadüfen karşılaştığım, önce kulağıma sonra kalbime dolan şu güzelim şarkıyı evvelen paylaşmak istiyorum ki sen de dinle.. gel otur buluta bakalım    şimdi şöyle..genelde canımı bir şeyler sıkmışsa ya da öfkelenmişsem ya da keder sızısı bastırdıysa bir kalp ağrısı sancıdıysa yahut vakitsiz acayip coştuysam ya da içim içime sığmayan bir sevinç hali bir heyecan varsa yani galiba her durumda  :)) yüksek sesle müzik dinlemek bana iyi geliyor.. buna ev ahalisini ve komşuları mecbur etmek istemediğim için de kulaklık en iyi çözüm...bir de böyle anlarda bazı şarkılara kilitlenme halim oluyor..her durumun bir şarkısı var aşağı yukarı ya da kısa bir listesi :)  bazen de işte böyle rast gelmeler oluyor ki offf tam yerinde...işte bu gece bu şarkı tam yerine denk geldi..şu ana kadar kaç kez dinledim bilmiyorum...sar başa aynı şarkı....defalarca... şimdi diyeceksin ki halin ne yani keder mi öfke mi..yok hiç biri değil..ya da hepsi ama üstünde öyle bir örtü var ...

niyet-dillendirmek-hıdırellez..

  Merhaba sevgili okur,  ( böyle girince de yazıya bir Pamukvari oldu ya :)) ya da bizim bir arkadaş vardı çalıştığımız ekipte, dinlenme odasına girdiği zaman ' alayınıza günaydın/selam/afiyet olsun '  vb. gibi bir cümle ile selamlardı, kulakları çınlasın o da geldi aklıma..çorap söküğü çağrışımlar şekerim bir taş at dağ yıkılsın :) henüz kapıda bu kadar oyalandık bakalım nasıl akacak gerisi yazının.. sevgili mayıs ayına giriş yapalı yazmak niyetinde olup bir türlü bu dileği eyleme geçirememiş olsam da asla ve kat'a vazgeçmiş de olmadığımdan şu an buradayım :) mayıs benim ayım , çok güzel bir ay, neden? çünkü çok güzel :) güzellik gerekçeye muhtaç değil ki..  neyse bir de baktım bu sabah mutfaktaki klasik yapraklı takvime (evet canım her yılbaşı o takvim yenileniyor yerine asılıyor gün be gün yaprak yaprak maaile takip edilip koparılıyor, niye bilmiyorum ama öyle) günlerden 5 mayıs yani hıdırellez yani ooo başlasın yaz günleri ve dahi niyetli gece ritüelleri..yok ben...