Mutfaktayım yine..rutin..yemek işim yok sadece serinliği ( çok güzel bir rüzgar esiyor balkon kapısından), gölgeli sakin hali, ocakta çayın kaynaması, bana aitliği ile burada olmak güzel..herkes evin bir odasında..oğlum evde değil çünkü çalışıyor, evin tek saatli mesai yapanı..kızım her ergen gibi odasında kendi habitatında yaşıyor ( neden o kapı kapalı olmak zorunda yaa :)) tatilin kalan günlerinde de rutinini bozmayacak belli..eşim kendi masasında çalışmasında..çay içer misin diyorum elimde bir bardak çayı masasına bırakırken..laf olsun sorusu, biliyorum cevabını..ben de büyük bir bardak doldurup bir kaç kayısı kurusu ile oturuyorum..aklımdan yürüyüşleri bu ara aksattım düşüncesiyle kilo aldı başını gidiyor kızım dikkat et toparlan, hadi bir diyete başla artık sesleri aynı anda ama sıralı geçiyor..eylül geliyor diyorum, yoğun ve koşturmalı günlerim yaklaşıyor..azcık daha rahat mod devam etsem ne zararı var..:) blogları geziyorum son yazılanları okuyorum..bu serideki arkadaşlar başta ...
Sevgili okur, üç-üç gününü kaçırmak istemedim ancak son dakikalarında oturabildim klavyenin başına, muhtemelen dört-üç tarihi ile bitiş yapacak yazı..geçitten geçeceğiz ve zaman değişecek :) geleceğe doğru yol alıyoruz tam şu anda seninle birlikte ama farkında değiliz..neyse zevzeklik etmeyi bir kenara bırakırsak ki sanmıyorum bırakamayacağım, leblebi tozum ve çayımla masa başına geldim, ağzımdaki tozu etrafa tozutmadan kızımın sorusuna cevap verdim ( tarif edemem ama yaptım inan :)) müziğimi açtım ve başladım sana yazmaya gecenin sonuna doğru adım adım yürürken.. malumundur ki bugün dolunay ve ay tutulması..akan bulutlar ve sisli gök izin verdiği kadar arada gördüm ay yüzünü semanın incisinin..ah şimdi yaz olsaydı, şöyle açık bir yaz gecesi tadını çıkara çıkara izleseydim haşmetli gök sahnesini..onun da vakti gelir elbet, bak ay değişti, mevsim değişim tomurcuklarını çatlatıyor gözümüzün önünde her köşe başında..hayır dışarda olanlardan bahsetmeyeceğiz, burası unutma çadırı ya da sade...
Sondan başlayalım..dün akşam nihayet hamnet filmini izlemeye sevgili arkadaşım melike ile ckm'ye gittik..21.30 seansı olması ve belki indirimli gün olması bilmiyorum asıl nedenini ama salon neredeyse tamamen doluydu..film güzeldi evet ama sirat (2025) izledikten sonra ilk sıraya yükselemedi..( sırat çooook ilginç bir deneyim ve daha sarsıcı ) hamnet (aslında diğer bahsettiğim de öyle) bence sinemada izlenmesi gereken bir film çünkü tabiat da başrolde..kitabını çok etkilenerek okuduğum film yeterince geçmedi ve bunun sebebini tam olarak bulamıyorum..evet ağladım evet yas ve kayıp acıtıyor evet oyunculuklar bence iyiydi ama sanki kitabın odaklandığı noktada değildi kamera..bilemiyorum..yine de keyifli bir akşam yaşadık bu vesileyle :) gelelim bir önceki yazıdaki yorumlarda sevgili Neslihan'ın yazısına işaret ederek ona paralel bir şey paylaşmak istiyorum dediğim konuya.. bu pazartesi yaşadığım beni çok şaşırtan yoran üzen kötücül duygulara gark eden velhasıl mübarek ayda nere...
Yorumlar
Yorum Gönder