bir nisan, 1 nisan..

 

Mart hep mi uzun gelir, geçip gitmesi sanki gün sayısından uzun süren, kara bir tren gibi, düz ovada gözden kaybolana kadar baktığımız, ufuk çizgisinde o son noktanın da kaybolduğuna nedense emin olamadığımız...zaten nam-ı diğer dert ayı olması, kazmaya küreğe göz dikmesi, kapılardan pencerelerden baktırması, hesabı /kitabı, defter-i kebiri kalın bir ay olması bundan mı.. 

"bahtından güldürsün" derler ya sadece insanları değil eşyaların, mekanların ve vakitlerin de bahtına düşen bir keder/ kader var demek ki.. ve belki de tüm bunlardan dolayı hemen ardından gelen nisan ayının ilk günü şaka gibi geliyor :) " hadi canım gerçekten çıktık mı o tünelden " bakışı ve şaşkınlığı :) 1 nisan derken bile kafiyesi ' bir insan' diyesim, akabinde ve detayında abuk sabuk şeyler gülesim gelmesi bundan mı...sen nerden bileceksin tabi ki bunların cevabını ben kendime soruyorum.. 

mart ayı ile kişisel bir derdim yok aslında, güzel günlerimin bazıları bu aya iliştirilmiş durumda mesela..ama  ne bileyim zor fakat sıkı ilişkiler vardır ya o hesap biraz bizim ilişkimiz..

hoş gelsin nisan...ve ilk gününden aşkla bir daha yineleyelim şairin dizelerini :)

"desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır" 

devamı sende sevgili okur, yüksek sesle kendine oku..

ferahlığı bol, hafifliği içimizi saran vakitler dilerim..



Yorumlar

  1. "Desem ki" şiirinin bana yazılmış olmasını isterdim. Cahit Sıtkı gerçek duygularını mı dile getirmişti acaba yârine, yoksa şair olmanın şanından mıydı? Kim bilebilir ki bu saatten sonra :)))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rutin dışı-3

ikide bir-14

Rutin dışı-1