Kayıtlar

günlük etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

mandalina neşesi ve sayıklamalı yazı.

Resim
Kahvenin koyu tadında ikna eden şey ne? İkna ediyor evet.. mesela yaşamaya,mesela keyifli bir düşünceye, birini aramaya, susup karşıda salınan ağacın rengine dikkatle bakmaya..biraz daha baksan hayret edeceksin yada bıkıp geri döneceksin..kitaplar arasına bıraktığım kendimi alıp elime bulaşan mandalina neşesiyle yazmaya geldim. aslında imkanların buluştuğu tesadüf köşesinde yapılabilecek bir şeyi yapıyorum. kitapların üzerinden akıp gidiyor hayat. başka bir şey yapamıyorum çünkü. yaşıyorken yapabileceğim bir kaç şeyi yapmaya devam ediyorum covid ya da pandemi ya da karantina ya da işte böyle garip günlerde. artık dünya ile temas kurmak için pc ya da telefon gibi araçlara dokunmak ve gözlerin baktığı ekran kapısından paralel dünyaya geçmek zorundayız ya..hep beraber biraz ordayız biraz bu bildiğimiz basit alemde. basit temel anlamında.. birileri hala burdan ayağımızı kesemediği için kafayı patlatıp kahroluyor mudur diye düşündüm şu an. velhasıl herkese bir ekran kapısı ve dünyası lazım ...

öğrenci

 Evde biri üniversite birinci sınıf diğeri orta öğrenim 6.sınıf öğrencisi evlatlar olunca ve uzaktan eğitim sistemi ile bu kadar haşır neşir olunca oldu her şey. Yani olan şu. Yeniden öğrenci olmaya karar verdim. Kırklı yaşlar eğitim görmek için hatta çalışmak için bence yaşamak için çok güzel yaşlar. Birincisi yaşamışlık ile biriken tecrübeler ve olgunluk çok daha geniş ve derin bakış açısı sağlıyor. Zaman daha çok sizin yönetiminize uygun. En azından başka birilerinin sorumluluğu diğer yaşlara göre mümkün olan en az seviyede. Ebeveynleriniz ve çocuklarınız kısmen size ihtiyaç duyuyor. İlişkiler daha rahat ve samimi. En azından kendi hayatımda böyle. Zihinsel olarak ise performansınızın yine en yüksek olabildiği zamanlar. Çünkü artık bağlantı kurabileceğiniz pek çok bilgi ve karşılaşma var. Üstelik okumak yazmak gibi kopmadığınız bir dünya varsa çoğu şeye zaten en azından tanışsınız. Vakıf olduğunuz konu da oldukça artmış. Dolayısıyla neden olmasın dedim İstanbul Üniv. açık öğreti...

günlük-1

Deneyelim mi ?  Günlük yazmayı diyorum...zor tabi her gün kendinle buluşup hoşbeş etmek. hayır canım hoş beş etmek değil her gün buluşma kısmı..insan en az zamanı kendine ayırıyor, bunu yılların sonunda anladım.oysa hep derdi kendiyle değil mi insanın..belki sadece benim öyle..ama yok bakıyorum bir çok yazan çizen bunu konuşuyor..   Neyse.   Bugun kendimi tebrik ederek başlıyorum satırlarıma. ( ne eski bir kalıp "satırlarıma başlarlen"..satır kelimesi nedense pek az kullanılıyor artık..belki satırın kendisi daha çok kullanıldığından..yada satır satır yazılmadığından kısacık bir iki cümle ile iletişildiğinden..itişilir gibi..ah neyse)   Benim gibi uykusever biri için oldukça erken bir saatte kalkıp planladığım sabah işlerimi yapıp yürüyüşe çıktım.hem de bir saat yürüdüm deniz kenarında.isterim de yapamam gurubundan olan bu eylemi daha sık yapmaya niyet ediyor ve kendimi kutluyorum. hayır şartlar bunu yapabilmem için çok uygun eh bende sabah temiz havada...