Kayıtlar

Ihlamur

 Bu odanın rengi de 'ıhlamur' olsun dedi en neşeli sesiyle kadın. Bakın katalogda bu şekilde yazıyor. Tam bu renk istiyorum. Ah keşke kokusunu da duyabilsem buram buram. Peki hanımefendi. Hepsi bu kadar sanırım. Yarın başlar ustamız boya işine. Bu hafta sonu teslim ederiz anahtarı size. Çok teşekkürler. Taşınacağı dairenin büyüklüğü, çok odalı olması,ferahlığ, yeniliği değildi onu cezbeden. Bu eski tablo renginde sokağı bulduğu günü hatırladı. Kaybolma yürüyüşlerinden birinde yağmur yağıyordu ıslanmıştım biraz toprak kokusu mu çekmişti beni bu sokağa..hayır sığınmıştım biliyorum..yatağın altına anne rahmine geri girer gibi kendini yerleştiren kız çocuğuydu o gün..hangi yolu takip edeceğine o kız çocuğu karar vermişti..bir tutam sarı saçı takip etmişti kocaman ayaklarıyla. Ah be kadın..sakinleşti bu evin bulunduğu köşeye gelince. sarı kahve renklerin pastoral havası mı yoksa kulağında tam o anda duyduğu cümle mi açmıştı o gözlerine indirdiği koyu perdeyi..ne önemi var artık. Göz...

mandalina neşesi ve sayıklamalı yazı.

Resim
Kahvenin koyu tadında ikna eden şey ne? İkna ediyor evet.. mesela yaşamaya,mesela keyifli bir düşünceye, birini aramaya, susup karşıda salınan ağacın rengine dikkatle bakmaya..biraz daha baksan hayret edeceksin yada bıkıp geri döneceksin..kitaplar arasına bıraktığım kendimi alıp elime bulaşan mandalina neşesiyle yazmaya geldim. aslında imkanların buluştuğu tesadüf köşesinde yapılabilecek bir şeyi yapıyorum. kitapların üzerinden akıp gidiyor hayat. başka bir şey yapamıyorum çünkü. yaşıyorken yapabileceğim bir kaç şeyi yapmaya devam ediyorum covid ya da pandemi ya da karantina ya da işte böyle garip günlerde. artık dünya ile temas kurmak için pc ya da telefon gibi araçlara dokunmak ve gözlerin baktığı ekran kapısından paralel dünyaya geçmek zorundayız ya..hep beraber biraz ordayız biraz bu bildiğimiz basit alemde. basit temel anlamında.. birileri hala burdan ayağımızı kesemediği için kafayı patlatıp kahroluyor mudur diye düşündüm şu an. velhasıl herkese bir ekran kapısı ve dünyası lazım ...

öğrenci

 Evde biri üniversite birinci sınıf diğeri orta öğrenim 6.sınıf öğrencisi evlatlar olunca ve uzaktan eğitim sistemi ile bu kadar haşır neşir olunca oldu her şey. Yani olan şu. Yeniden öğrenci olmaya karar verdim. Kırklı yaşlar eğitim görmek için hatta çalışmak için bence yaşamak için çok güzel yaşlar. Birincisi yaşamışlık ile biriken tecrübeler ve olgunluk çok daha geniş ve derin bakış açısı sağlıyor. Zaman daha çok sizin yönetiminize uygun. En azından başka birilerinin sorumluluğu diğer yaşlara göre mümkün olan en az seviyede. Ebeveynleriniz ve çocuklarınız kısmen size ihtiyaç duyuyor. İlişkiler daha rahat ve samimi. En azından kendi hayatımda böyle. Zihinsel olarak ise performansınızın yine en yüksek olabildiği zamanlar. Çünkü artık bağlantı kurabileceğiniz pek çok bilgi ve karşılaşma var. Üstelik okumak yazmak gibi kopmadığınız bir dünya varsa çoğu şeye zaten en azından tanışsınız. Vakıf olduğunuz konu da oldukça artmış. Dolayısıyla neden olmasın dedim İstanbul Üniv. açık öğreti...

günlük-2

 Sahilde yürüyüşlere devam. Defterime yazdım bugün. haftalık yazılar yazıyorum.  hafizamı kayda almak için. hergün yazacak bir şeyler olmuyor ama her hafta dönüp o hafta içine baktığımda pek çok şey yazabiliyorum. olayları ve zamanlarını unutmak istemiyorum. hatırlarım zannettiğimiz pek çok şey ne kolay silinip gidiyor hafızamızdan.şurda bir kaç ay evvel yaşadığımız salgın hastalıkla ilk karşılaşma ve sokağa çıkma yasağına giden günlerinden bir anda sanki uzaklaşmadık mı? en azından çoğunluk böyle. unutmak güzel bir şey bunu biliyorum.elimin altında istediğim zaman erişebileceğim kendi kalemimimden yedek bir hafıza iyi oluyur. bugün şunu düşündüm. bana denilse ki hangi beşeri ihtiyacından dolayısıyla acizliğinden sonsuzca kurtulmak istersin. mesela uyku. uyumasam da bütün zaman benim olsa dediğim günler çok olmuştur ama uyku çok güzel bir acziyet.üstelik rüyalar da hediyesi.mesela yemek. yemeden yaşayamıyor sürekli acıkıyoruz. hiç yemeden buna ihtiyaç duymadan yaşama olasılığı...

günlük-1

Deneyelim mi ?  Günlük yazmayı diyorum...zor tabi her gün kendinle buluşup hoşbeş etmek. hayır canım hoş beş etmek değil her gün buluşma kısmı..insan en az zamanı kendine ayırıyor, bunu yılların sonunda anladım.oysa hep derdi kendiyle değil mi insanın..belki sadece benim öyle..ama yok bakıyorum bir çok yazan çizen bunu konuşuyor..   Neyse.   Bugun kendimi tebrik ederek başlıyorum satırlarıma. ( ne eski bir kalıp "satırlarıma başlarlen"..satır kelimesi nedense pek az kullanılıyor artık..belki satırın kendisi daha çok kullanıldığından..yada satır satır yazılmadığından kısacık bir iki cümle ile iletişildiğinden..itişilir gibi..ah neyse)   Benim gibi uykusever biri için oldukça erken bir saatte kalkıp planladığım sabah işlerimi yapıp yürüyüşe çıktım.hem de bir saat yürüdüm deniz kenarında.isterim de yapamam gurubundan olan bu eylemi daha sık yapmaya niyet ediyor ve kendimi kutluyorum. hayır şartlar bunu yapabilmem için çok uygun eh bende sabah temiz havada...

20

Uzun süredir tanıyorum evet onu. Bazı kadınları erkeklerden daha çok heyecanlandıran bir şey dedikodu ve fesat. Açık yakalamak.. Evet bunu yüzündeki kasların hareketlerinden, dudaklarının değişen büzülmesinden, gözlerinin irileşmesinden görüyorum. Nefes nefese nasıl bir ihtirasla donandıklarını açıkça görüyorum. Evet o da onlardan biri.  Tabi ki bazı erkeklerde var bu guruba giren ama gerçekten çok az. Güzel bir kadının başdöndürücü çağrısı ile eş tutulamaz bile çoğu erkek için. Kadına duyduğu şehveti belki iktidar şehveti geçer ancak erkek dünyasında.  Yok yok kadın cinsinde onun gibi olan epey çokdur da kimisi gerçekten kendini gemlemeyi zaman içinde öğrenir. Bunu da kendi için yapar. Ya ruh sağlığını ya dini inancını ya da kalbini konurmak için. Onun gibisi nadirdir tabi, o gerçekten başka.. Hayatta onu tuttan gücün bu dedikodu ve fesat şehvetinin damarlarına saldığı zevk olduğunu düşünüyorum..Bu derin uçurum nasıl oluştu içinde acaba diye merak etmeden duramasam da ken...

19

Hayatından memnun olanı kınıyorlar. Evet biri bunu söylediğinde her kesimden ya da kesim dışı insan teki nasıl yani deyip aşağılama ve öfke duyguları eşliğinde kınıyorlar. Bir yanda seni hayatından memnun etmek isteyen bir sektör var ve koşa koşa o aldatıcı madde alış verişine giden bir sürü insan. Sürü insan. Diğer yanda her şey ergen tepkisi ile olumsuz umutsuz sorgusuz akılsızca hayır diyen reddin doruklarında bir zevk arayan sürü insan var. Politik bir memnuniyetsizlik ortak paydasında mutluluk arayan da sürülerce. Yine d eayrık otu gibi, kenar kıyı köşe parçası gibi parça parça bir yerlede kalmış gibi bazı insan tekleri var ve onlar hayatlarından memnun olduğunu söyleyebiliyor samimice. Beklentisi alacağı vereceği yok kalbi ve akli olarak. Olana uyum ile rıza tevekkül ile akışda kalmak farkındalık ile bu da geçer ya  hu med cezirinde ayrı bir hava soluyan insan. Var ve ne kadar ilginç değil mi yani öyle geliyor bir sürü insana. Ah bu kara koyunlar.