reset- üç..
Sondan başlayalım..dün akşam nihayet hamnet filmini izlemeye sevgili arkadaşım melike ile ckm'ye gittik..21.30 seansı olması ve belki indirimli gün olması bilmiyorum asıl nedenini ama salon neredeyse tamamen doluydu..film güzeldi evet ama sirat (2025) izledikten sonra ilk sıraya yükselemedi..( sırat çooook ilginç bir deneyim ve daha sarsıcı )
hamnet (aslında diğer bahsettiğim de öyle) bence sinemada izlenmesi gereken bir film çünkü tabiat da başrolde..kitabını çok etkilenerek okuduğum film yeterince geçmedi ve bunun sebebini tam olarak bulamıyorum..evet ağladım evet yas ve kayıp acıtıyor evet oyunculuklar bence iyiydi ama sanki kitabın odaklandığı noktada değildi kamera..bilemiyorum..yine de keyifli bir akşam yaşadık bu vesileyle :)
gelelim bir önceki yazıdaki yorumlarda sevgili Neslihan'ın yazısına işaret ederek ona paralel bir şey paylaşmak istiyorum dediğim konuya..
bu pazartesi yaşadığım beni çok şaşırtan yoran üzen kötücül duygulara gark eden velhasıl mübarek ayda nereden çıktı bu bir sınav mı ya mevla dedirten bir durum yaşadım..hemen yanımdaki dairede oturan komşumla ki artık benim açımdan bu kelime onun için kullanılamaz mecburen böyle diyorum, F. hanım diyelim hadi, nereden çıktığını anlamadığım ve bence çoook aşırı saçma bir tartışmaya sürüklendim..evet saldırdı ve tartışmaya sürükledi..o kadar düşmanca, kıskançlık, haset, aşağılık kompleksi ve haris duygularla dolmuş ki zaman içinde, birden ortalığa kustu..hani bazen birden bire olur demiştim ya bir önceki yazımda, işte öyle birden bire..ve yemin ediyorum oruçlu olmasaydım ki yarı trans halindeydim çok başka şeyler olurdu, sanki ben tutuldum da yerime biraz daha sakin bir versiyonum olayda rol aldı..çirkinleşmeden nasıl anlatacağımı bilemediğim bu durum sonrası ne kadar sakin ve sıradan da olsa normal bir ilişkimiz olduğunu düşündüğüm F.hanım ile biten şey sadece bir komşuluk ilişki değil, benim bazı değerlerim kendi inanışlarım yerinden oynadı..bu apartmanda bu evde sürecin bittiğinin en açık işareti bu..yirmi yıldır oturduğum ve kimseyle sıkıntı yaşamadığım mekanda son üç yıldır bilfiil varlığıyla F. hanım en son işaret fişeğini çaktı bu durumu yaşatarak..peki..olacaklar olur, gelsin gelmesi gereken gitsin gitmesi gereken..bir vakit önce buradan taşınmak fikrinin içime sinmediğimi konuşmuştum eşimle sanırım bir kaç yıl önce..ama şartlar zaten bizi bir takım değişikliklere zorladı ve çok şükür ki alternatif planlar var..ama hani beklersin ya, bitsin diye filmin son yazısını, sanırım bu oydu.. bir yerle, bir kişiyle duygusal veda anın gelmeden tam olarak ayrılmış olmuyorsun..bu olay benim bütün duygu düzenimi değiştirdi ve bitti.. mekan artık yuvam değil sadece ev..
sevgili ustacım değerli dostumla geçen konuşurken biz hayatımızı resetlemiyoruz bazen hayat bizi resetliyor demiştim..yaşadığımız her şey bir sonraki anı etkiliyor ve bizim varlık halimizi, maddi manevi, ruhsal bedensel... yani her boyutta zaten bir halden hale geçiş var..işte sen kırmızı ışıkta durur gibi dururken geliyor kişinin biri çaaat diye hem de önden gözüne göğsüne çarpıyor..bunlar küçük şeyler büyük hayat olayları yanında lakin önemsiz değil..
ve Leylan ne güzel yazmış Nilüferin yazısının altına
"İnsanlar hayatınıza bir sebep için, bir dönem için, ya da bir ömür boyu girerler."
bir sebep için giren epey çok sanırım...ömürlük ise kaç kişi ya da var mı bilemiyorum..işaretleri sebebpleri yani oyunu iyi okumak lazım bunun içinde ayık olmak gerek..
işte böyle, bunları yazmak istedim, başka şeyler de yazmak istiyorum ama balık gibi bakıyorum şu an :))
nasip, bir sonraki yazıya kalsın..
Dostum Kumcocuk, 40'li-50'li yaslar kadinlar icin kritik donemler, hakli ya da haksiz patlamaya hazir bomba gibi olabiliyor(uz). Gecen hafta pazartesi benzer bir durumu yasadim, ama kesinlikle cok hakliydim :) umarim ve biliyorum ki yeni yerin mutlulugunu eksiltmez, cunku sen nereye varmak istedigini cok iyi bilen bir nehirsin, kalp kalp kalp <3
YanıtlaSilHay aksi! Geçmiş olsun demek geldi içimden, sanırım sert konuşma dolayısıyla böyle hissettim. :(
YanıtlaSilBitenin yerine gelen iyilikle güzellikle dolu olsun. :)
Bu yıl hayattan çıkmalar, çıkarmalar yılı sanırım, Kaptanımız önseziyle böyle bir konu seçmiş. Bizde de uzun yılların bir arkadaşı hiçbir sebep ileri sürmeden pat diye çıktı hayatımızdan. Bazen bizzat çıkaramadıklarının kendiliğinden çıkması da hiç fena olmuyor yani :) Hakkınızda hayırlısı olsun.
YanıtlaSilSirat'a gelince, uzun zamandır izlediğim en çarpıcı filmdi ve sinemada izlemeyi çok isterdim, ekran bu kadar etkiledi, perde ne yapardı bilemedim. Sirat'ın yanında Hamnet bence gayet sıradan kaldı...