gördüklerim..
Dün akşam sahilde yürüyüş yaparken yine bir çok şeyi gördüm. Bir tanesi şöyle.
Ben etrafı seyrederek yürürken bisiklet yolunun kenarında bir adam ve yanında bir kadın ağlamakta olan mavi gömlekli bir çocuğu teskin ediyorlardı. Biraz yavaşlayarak ve izleyerek yanlarına yaklaştım ne olduğunu anlamak için, o ara arkada duran ve üzerinde aynı mavi gömlekten olan yaklaşık aynı yaşlarda diğer çocuğu gördüm. Biraz uzaktan ve nedense çekingen ama meraklı bakışlarla izliyordu diğer çocuğu. Belki biraz da suçlu mu..Bilemedim.. İki erkek çocuğunda aynı mavi gömleği giyiyor olması muhtemelen yakın yaşlarda olması bir de saç kesimlerinin aynılığı bana kardeş yahut kuzen olduklarını düşündürdü. Kendi erkek kardeşlerimden biliyorum ki araları iki yaştır, çocukluğumuzda özellikle bayramlarda aynı tarz giydirilirdi, aynı renk ve model :) bundan hoşlanıyorlar mıydı hatırlamıyorum ama evin tek kızı olmanın şımarıklığını yaşadığım ender zamanlardı bayramlar.. Neyse.. Büyüklerden biraz uzaklaşıp ilerde yine çömeldi ve ağlamaya devam etti çocuk. O sıra fark ettim ki ayağının birinde paten var diğeri normal ayakkabı. Hemen diğer çocuğa baktım ve evet onunda ayağında patenin diğer eşi..Hah dedim bunlar belli ki kardeş..Lakin anlamadığım konu niye yaklaşmıyor diğerine, niye uzaktan el gibi hatta biraz suçlu gibi bakıyor. Adam ve kadın yürüyüp uzaklaştı. Belli ki çocuğa o an sahip çıkmışlar..Ama nerde bu veletlerin anne babası..Bayram son günü, hava şahane, sahil kalabalık ve çocuklar taş çatlasa 7-8 yaşlarında..Ama etrafta çocuklarla ilgilenen koşup gelen kimse yok..Acaba ikisi yalnız mı geldi..Pateni tek ayak paylaşacak kadar yakın, ağlarken elini tutamayacak yanında olamayacak kadar onları birbirinden uzaklaştıran şey ne..Ağlayan çocuğun içli içli çömelip başını kollarının ve dizinin arasına gömüp ağlaması dokundu ama yaklaşmaya da cesaret edemedim.. Hissetim ki kuvvetli bir isyan ve uzak durun benden yalnız bırakın tavrı var..Erkek çocuğu ağlarken yaklaşmak çok da iyi değil. Kendi haline bırakmak daha iyi galiba, gururları inciniyor sanki bana öyle geliyor..Uzun süre durup izledim onları.. Diğerinin gidemeyişini, bunca şen şakrak akan insan kalabalığı arasında durmuş/kalmış hallerini, birbirlerinden uzak ama yakın duruşlarını, küskünlüklerini.. Tek paten ile eğlenmek, yarım bir zevk belki de daha eğlenceli.. Belki kırılmaların başlangıcı, hayat boyu sürecek yarımların .. Sonra yoluma devam ettim onları düşünerek..
Bir diğer gördüğümü de anlatayım buraya kayıt olsun istiyorum.
Dönüş yürüyüşündeyim yine aynı yerde. Bu sefer bir grup çocuk deniz kenarına toplanmış. Delikanlının biri çıkardığı tişörtü giymeye yavaş yavaş devam ederken yaşı olgun denebilecek bir adam ona bir şeyler söylüyor el hareketlerinden anlıyorum..Hem uzağım hem de kulağımda kulaklık müzik son ses. Bu sefer anlamak için olayı durup müziği kapatıyorum. Deniz kenarına yaklaşınca suda salınan futbol topunu görüyorum..Akşam güneşinde dingin denizde mutlu mutlu yüzüyor :) Meğer bizim velet topluluğu maç yaparken denize top kaçırmışlar..Yiğido abilerini de denize atlayıp kurtarması için neredeyse ikna etmişler lakin olgun ağır abi olaya müdahale etmiş. Neyse ki hemen yakındaki sandalcı devreye sokulmuş. Ben olayları tek tek cımbızladığım cümlelerden çözerken sandalcı beyaz atıyla gelen kahraman gibi topun yanına geldi çocukların tezahüratları eşliğinde topu denizden kurtardı ve çocuklara doğru çalımlı çelimli bir vuruşla gönderdi :)) Böylece kahramalık, sevinç, birlik ve beraberlik duygularıyla dolu bir ana şahit olmanın gönendirici haliyle yoluma tempolu devam ettim.. Yüzümde kocaman bir gülümsemeyle :)
Yaklaşık bir -bir buçuk saatlik yürüyüş sırasında insanları izledikçe daha pek çok şey gördüm, ama her şey de anlatılmaz ki. :)
Yorumlar
Yorum Gönder