geçmişe mektuplar-7.mektup

 

Sevgili G.

o son görüşdüğümüz akşamın başına gitmek, sana sorduğum o soruyu hiç sormamış olmak isterdim..sonrası yine aynı olur muydu bunu ömrümün sonuna kadar merak edeceğim ve hep bir parça suçluluk duygusu yüreğimin bir yerinde kalacak..belki ve muhtemelen yani tablonun geneline bakarsak aynı sonuca varacak ve sen o gece değilse bile başka bir gece o işi yapacaksın..çünkü o sınırda dolaşıyordun..yine de bu kadarını beklemiyordum..

ilk karşılaşmamız telefonda olmuştu..sen bana iş yerinin adresini vermekle kalmamış en salak insanın bile bulabileceği açıklıkla tarif etmiştin..tabi bundan otuz yıl evvelinde bilmediğin adresi tarifle bulmak diye bir şey vardı..iş görüşmesine geldim..görüşmeden çıktım yanına uğradım teşekkür ettim..nasıl geçti dedin anlaştık dedim çok sevindim dedin..sonra yine bir ton bilgiyi önüme serdin daha o dakika..benim senden etkilenmem doğaldı da sen ne zaman bana aşık oldun hiç anlamadım.. bunu bana itiraf ettiğinde o günün üzerinden iki sene geçmiş ve bir ton şey olmuştu..benim hayatımda senin hayatında iş hayatımızda..farklıydın o kadar farklı cesur gizemli ve beklenmediktin..ve dost..ve ince çok ince..oysa ben o kadar cahildim ki hayat hakkında..belki o nedenle bunu gördüğün için korumacıydın..sen dalga kıran ben dalgalı hırçın deniz..olmaz kelimesini rafa kaldırmayı, çılgınlığın aslında sevdiğim yanım olduğunu sakince öğrettin..o kadar çok şey öğrettin ki..öğrendim..

belki de bu nedenle o kadar rahat sordum sana o soruyu..cevabı mühim değildi soru önemliydi, benim bunu sorabilmem..sustuğumda hissettim bunun kanlı bir kılıç hareketi olduğunu ve afalladığını..ama artık geçti.. "senin kadar delikanlı olamadım senin kadar cesur" dedin anlamadım.. tanıdığım en delikanlı adam sendin oysa..o akşam ayrılırken yanından, bir daha ki görüşmemize dair düşüncelerim vardı..olmadı..bir daha hiç görüşemedik..o gece intihar ettin.. sabah iş yerinden şok olmuş bir şekilde arayan arkadaşım haber verdi..acımasızca..çok acımasızca geliyor bu bana.. sana çok kızgınım hala çok kızgınım..bir o kadar da üzgünüm..

Yorumlar

  1. Öyle görünuyor ki ölenin ardindan pismanlik/sucluluk hissi nerdeyse dogal bir duygu. Eceliyle olen icin, son bir hos laf edememis olmanin suclulugu, kendi secimiyle olende ise engel olabilirdim, hatta "sunu soyle yapmasaydim hayat baska bir donemec alacakti ve bunlarin hicbiri olmayacakti" suclulugu. Ölüm insan zihni icin o kadar zor bir kavram ki, yakinimiza ugradiginda ona cok guclu tepkiler vermemiz etki tepki prensibinden olsa gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok doğru dedin ölüm o kadar büyük bir zorluk ki her türlüsü çarpıyor..bu türü özellikle yıkıcı parçalayıcı oluyor geride kalanlar için..

      Sil
  2. Okuyup sustuğum, geri dönüp tekrar burada durduğum, zaman ve mesafe verip sözcükleri buluşturmayı beklediğim bir mektup. Böylesi bir ayrılık çok ağır, çok karışık. Kelimeleri biraraya getirip yazmak bile nasıldı kimbilir..Yukarıda Brownian güzel ifade etmiş, üstüne bir şey koyamıyorum. Elinden tutup sıkıyorum Kum Çocuk..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilk defa bu konuda bu kadar açık ifade ettim kendimi..tahmin ettiğin gibi zordu..yine de yazmak iyi geldi ve tabii ki anlaşıldığımı hissetmek..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

reset- dört..

reset- üç..

Rutin dışı-3