bu akşam gün batarken..

 

ve deniz kenarında yürüken düşündüm de insan acayip bir varlık.. 

gün batıyor, gerçekten muhteşem bir gün batımı sahnesi şehrimin denizi ve gökyüzü perdesi arasında sahneleniyor.. cumartesi mutlusu/yorgunu/heyecanlısı işte her ne haldeyse şehrim insanının bir kısmı tabi ki bundan etkilenerek izliyor, dalıyor bu sahneye..büyük bir kısmı farkında bile değil.. yahut tabaktaki asıl yemeğin yanındaki garnitür mesabesinde ya da arkada güzel bir dekor..bunu bir şölenmişcesine yaşamıyor doğal olarak..

sonra aklıma bazı tatil yerlerinin gün batımı izlemek için seçilmiş/oluşturulmuş yerleri ve o nokta ile bütünleşmiş ritüelleri geldi.. bilirsiniz böyle bir güruh halinde gün batımı izlemeye bilmem ne tepesine, burnuna, ucuna bıdısına gidilir..zaten bir trafik vardır ve herkes foto için maksatlı özel giyinmiştir (kostüm)  yan yana tribüncesine bir yerlere oturulur..kimisi yanında özel sepetiyle gelmiştir artık içinde meşrebince içeceği yiyeceği bişi ile..ve bir performans olarak gün batımı izlenir :)) güneş o gün o an orada sadece onun için batmışcasına bu an alkış,ıslık gibi tepkilerle onurlandırılır..

bana öyle geliyor ki yani bu akşam düşündüğüm bölümü buydu, insan orada izlediği şeyden  etkilenen değil galiba etkileyen olduğu duygusuna gark oluyor.. " evet bak sen her zaman her yerde batıyorsun ey güneş lakin ben izleyince bu anlamlı hale geldi..senin varlığın senin bu hareketin yerini buldu..ayrıca buna kıymet verip burada buna zaman ayırdım..ne gerekiyorsa yaptım..kendimi kutluyorum..ortada kutlanacak onurlandırılacak bir şey varsa o kesin benimle ilgili..o zaman gelsin alkışlar her akşam batarken yüzüne bakmadığım güneş seni izlediğim için bana "  :)) hafif bir kibir mi bu sence?

bilmiyorum çok mu saçma bu düşünce..ama zaten düşünce dediğin azcık saçma olacak ki yoldan sapacak çıkmaza girecek kuyuya düşecek ki akıllanıp yolunu uslu uslu bulsun..

Yorumlar

  1. Modern zamanda hersey bizimle ilgili, her guzellikten kendimize pay cikariyoruz, yaptigimiz guzel seyler icin once kendimizi kutluyoruz. Belki de anı daha iyi hissetmenin en kisa yolu, kendine daha buyuk paylar cikarmak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. belki de dediğin gibidir dostum, belki de kaçındığımıza yakalanmaktansa fırtınanın gözüne yürümektir asıl iş..ama işte samimiyet olsa canımı ye :))

      Sil
  2. İşte tam bu nedenle, batışını değil doğuşunu tercih ediyorum. Daha sakin, bireysel, sessiz herşey ve herkes..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. onun da ayrı pazarı var lakin erken kalkmanın ütopya gibi konuşulduğu, yıllık plan programlara dahil edildiği- ki bu da bir performans çeşidi, günümüzde yine de nispeten alıcısı ve talibi ve dahası gönüllüsü çok az..sen azınlıktansın sevgili C. ve umarım tanıklığın çok olur samimi anlara :) ve gün doğumlarına.

      Sil
  3. Kibir değil de anlam arayışı gibi geliyor bana

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yoktur diyemem, mutlaka bir arayış hali de mevcuttur bütün bunların arasında su sızısı gibi..
      yahu şu anlam arama işini ne çok abarttık değil mi..aramaktan tadını çıkarmaya zaman kalmadı..mı acaba..
      gerçekten arıyor muyuz yoksa arıyor gibi yapmanın serhoşluğunda bulduğumuz amacın gölgesinde serinliyor muyuz bundan da emin değilim :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rutin dışı-3

reset- dört..

reset- üç..