Kayıtlar

sanırım..

bir iki gündür yine yapay z. saldırısında blogum..sürekli neyi tarıyor olabilir anlamadım ama kesinlikle o kadar ziyaret imkansız..hayırdır inşallah.. bugün okuduğum kitapta ( sırça fanus) karakterlerden biri bir zamanlar çıktığı çocuktan değil de ailesinden hoşlandığı, onların anne-babalığını sevdiği için o çocukla çıktığını söylediği bir bölümü okurken aklıma geldi, yıllar önce bir arkadaşım vardı çalıştığım kurumda erkek hemşire.. ailesi yurdun taaa öte ucunda en doğu karadenizde..istanbul büyük şehir uzun zamandır yalnız başına tutunmaya çalışıyor, görece başarıyor gibiydi..eğlenceli hoş dilbaz yakışıklı..lakin çocuk gibi kalbi vardı..neyse bu bi ara hemşire arkadaşlardan biriyle çıkmaya başladı..kız aralarında en az cazibeye sahip olan kız..bir gün konuşuyoruz çay saati..dedim nasıl oldu bu iş..dedi ki hani birlikte onların kiraz bahçesine geziye gitmiştik ya..ailesiyle ilişkisi o kadar hoşuma gitti, ailesinin misafirperverliğini o kadar sevdim ki onu başka gördüm..ordan dönerken ...

bugün..

odyssey filmini izlemeye sinemaya gittik melike ile..biz sevdik..bu neye göre derseniz kitabı da okumamış biri olarak görsel, hikaye, oldukça doğal görüntüler, abartıdan bence uzak anlatı, dozunda her duygu vb.. şimdi kitabı okumaya hazırım :)) ayrıca kızımla tatlı yaptık..aslında o yaptı ben arada göz ve el attım onun istediği miktarda...bence birinin tatlı yapması ve onu izlemek çok güzel..sonra da yemek ama henüz yemedik :) soğuyacak..her şey sıcak yenmez.. bu gece dolunay var..müzik dinliyorum çay içiyorum ve canım sıkılıyor...olsun sıkılsın bütün gün çok güzeldi çok şükür biraz sıkıntı olsa nolcak.. öyle işte

kısır-mısır..

ultra yağmurlu bir cumartesi..sevgili istanbulum yıkanmalara doyamadı..iyi de oldu..bugün güzel bişi oldu..bir şey tamamlandı bir yol bitti ve başka bir yol ayırımına getirdi son adım..bakalım şimdi hayat labirentinde hangi yoldan nereye doğru falan filan meseleleri... dün pazardan haşlamalık mısır aldım, hem ucuz hem güzel..bugün hemen taze taze pişireyim evlatlarım zevkten dört köşe olsunlar dedim..ama benim canım iki gündür fena halde kısır çekiyordu..şöyle bol ekşili :) dedim kendimi de sevindireyim ki yalnız sevinmediğim kesin..neyse pazardan bol yeşillik de almıştım...oh mis yağmurlu hava, çay, kısır, mısır..daha ne olsun.. edit: maşallah bereketli gün, komşu sabah balığa çıkmış, bol balık tutmuşlar, bize de ikram etti :) akşam yemeği de belli oldu.. güzel yaradanım işte şükrettikçe yağdırıyor. çok şükür bin şükür..

düşün-ü-yorum..

“Bir alternatif gelecekte, belki de simüle edilmemiş gerçek dünyada iyi bir yaşam sürme imkanı, az sayıdaki seçkinlere özel olacak. Gerçek bir ilişki, gerçek bir seyahat, gerçek bir acı sadece az sayıdaki seçkinin ücretini ödeyerek satın alabileceği, hadi şunu da söyleyeyim hatta cesaret edebileceği, irade testini kabul edebileceği bir yaşam dünyası olabilir. Bugün fakirlerin kendisinden kaçtığı acılı gerçek dünya , alternatif bir gelecekte seçkin zenginlerin satın alabildikleri ayrıcalıklı, bakir ve otantik bir hayat olarak eski prestijini geri kazanabilir. Pek az seçkin insan, gerçek dünyada yaşama masraflarını karşılayabildiği bu alternatif evren, size siberpunk bir distopya gibi görünebilir. Ben buna gerçekliğin bekaretinin korunması diyorum.”   Şevki Işıklı benim ilgimi çekti, merak ediyorsanız yazının devamı şurada   metnin içinde geçen şu soruyu da sormuş olayım;  " Bugüne kadarki yaşamınız bir makinenin içinde olsaydı makineden çıkmak ister miydiniz?" bütün...

geçmişe mektuplar-son mektup

Şimdilik tabii ki "son mektup" yani bu seri için..ve bu mektubun bir muhatabı yok..hangi zamana doğru onu da şimdi yazmaya başladığım şu an kestiremiyorum aslında..belki şimdiye ait ama geleceğin geçmişi olan şu an..neyse fazla dağılmadan devam edeyim inşallah ve umarım.. bu mektup olayı başlı başına üzerine uzun konuşulabilecek ya da yazılabilecek bir konu bence.. birine sanki karşındaymışsın gibi yazmak, ona ulaşana kadar sana özel olması, ona ulaştığında artık senden çok onun mu desek, durumu..yazıldıktan belki bir gün sonra artık eskimiş duygu ve düşüncelerin hamili olmak..eski yöntemi de hafızamdan silemiyorum tabi hani o postane yoluyla ulaşma süreci..çook uzun bir zaman sonra varması gideceği yere ve hatta belki varması..belki yolda kaybolması..hatta mektubu çalınanlar vardı, nedense bulunamayan mektuplar :)) işte o uzun yollardan ve zamandan sonra ne kadar taze kalır ki içeriği diyorsunuz..ve hep geçmişten geliyor mektuplar değil mi..geçilip gidilmiş andan.. geçenlerd...

geçmişe mektuplar-7.mektup

  Sevgili G. o son görüşdüğümüz akşamın başına gitmek, sana sorduğum o soruyu hiç sormamış olmak isterdim..sonrası yine aynı olur muydu bunu ömrümün sonuna kadar merak edeceğim ve hep bir parça suçluluk duygusu yüreğimin bir yerinde kalacak..belki ve muhtemelen yani tablonun geneline bakarsak aynı sonuca varacak ve sen o gece değilse bile başka bir gece o işi yapacaksın..çünkü o sınırda dolaşıyordun..yine de bu kadarını beklemiyordum.. ilk karşılaşmamız telefonda olmuştu..sen bana iş yerinin adresini vermekle kalmamış en salak insanın bile bulabileceği açıklıkla tarif etmiştin..tabi bundan otuz yıl evvelinde bilmediğin adresi tarifle bulmak diye bir şey vardı..iş görüşmesine geldim..görüşmeden çıktım yanına uğradım teşekkür ettim..nasıl geçti dedin anlaştık dedim çok sevindim dedin..sonra yine bir ton bilgiyi önüme serdin daha o dakika..benim senden etkilenmem doğaldı da sen ne zaman bana aşık oldun hiç anlamadım.. bunu bana itiraf ettiğinde o günün üzerinden iki sene geçmiş ve bir...

geçmişe mektuplar-6.mektup

Bu mektup Nezahat öğretmenime olacak..merak etme ya da endişelenme sevgili okur bütün eğitim hayatımdan geçen öğretmenlerime tek tek yazacak değilim yani konu burada kapanacak :) ha çok ilginç hocalarım çok farklı etkileri kalan öğretmenlerim olmadı değil..kimi komik kimi düşündürücü kimi maceralı çok anım var lakin ilkokul öğretmenlerimle sınırlı tutayım..yoksa lisede aşık olduğum tarih hocam mesela off,  ediz hun gibi ne yakışıklı ve karizmatik adamdı..çok da ciddiydi ve saygılı..galiba ben ciddiyet ve saygıdan çok etkileniyorum..neyse..körfez savaşının patlamak üzere olduğu ilk zamanlar sınıfta iran-ırak-körfez-amerika tartışmıştık onu hatırlıyorum..diğer yandan bir edebiyat hocam vardı yine lisede evlere şenlik..uçmuş :)) ortaokulda da din öğretmenim..kişilik gelişimimde önemli yeri vardır zira din/felsefe arası konuşmalar yapardı sınıfta..neyse hepsine selamet olsun yaşıyorlarsa, ölenlere de gani gani rahmet.. Nezahat öğretmenim, canım güzel, zarif, nazik, nazenin öğretmenim.....