kahramanımız..


ile bu akşam yemek hazırlıkları esnasında karşılaştık..ben mutfakta mutat hazırlıklarla uğraşırken nerden hangi ilham sonucu tam kestiremedim ama bir anda geldi mutfak masasına oturdu..oysa henüz sofra tam hazır değil, çatal kaşık tabak konmuş o kadar, bir yandan yemekler ısınıyor ocakta bir yandan malum yaz salatası olan, domates, beyaz soğan, yeşil biber, salatalık zeytinyağına kendini salıyor bol tuz eşliğinde :)

adı bay C. olsun..sevgili Yusuf Atılgan'ın kahramanın adını ç-alalım zira çok severim...yani hem bu adı vermiş olmasını hem Aylak Adam romanını.. bizim bay C. de yorgun olduğunu ama güzel bir yorgunluktan sonra dinlenmenin keyfini çıkardığını söyledi önce..iyi peki dinlenin biraz hem konuşuruz ben de hazırlık yaparken ne dersiniz dedim kabul etti..aslında içimden bir yorgunluk kahvesi ikram etmek geçtiyse de o sırada buna elim müsait değildi..soğuk bir bardak suyu önüne bıraktım sormadan, ki evime gelen herkese ilk yaptığım şey bir bardak suyu hemen sormadan ikram etmek..( bu nerden geldi inanın bilmiyorum, birgün çok susuz kaldım da istemeye mi çekindim acep dicem o zor ben çekinmem pek, belki çocukluk travmalarımdan biridir...her neyse..)

" şehir bana iyi geldi, aklıma yeni fikirler geldi " dedi.. uzaktan mı geldiniz şehrime dedim uzak değilmiş, şehre yakın bir köyde kalıyormuş bir süredir..şehirden kaçacak bir yeri köyü olan insanları kıskanmışımdır, bu sefer kıskanmadım söylediğini düşünüyordum..şehir bana iyi geldi demesi..şehir bana hep iyi geliyor mesela, tamam arada sıkıldığım yorulduğum  oluyor ama " balıkçı kasabası! " hayalim yok benim :)  doyamadım henüz şehrin her an doğurduğu o enerjiye..kaos olduğu kadar imkan..ekotonmuydu iki habitatın buluştuğu ortak alan, işte onu çarp İstanbul gibi bir şehir için üssünün üssü sayıyla..( matematiğim çok iyi değil hocam üzgünüm) :) 

şehirden kenara çekilmek, sonra yeniden o denize girmek..yeniden karşılaşmak, yenilik olarak yeniden buluşmak..sakin durgun günlerden sonra hareketin kalabalığın yani  insanın muhayyelesini tekrar tekrar dalgalandırıp besleyecek ortamın içinde bulunmanın etkisini düşündüm.. gitmek ve dönmek..yeniden bakmak ve görmek..aklın yeni buluşlara imkan sağlaması..bütün bunları düşmeye hazır çenemle açacaktım ki şöyle dedi uzun saçlarının gölgelendirdiği mavi gözleriyle dalgın dalgın bardaktaki suya bakarak " gezdim, kendime kitaplar aldım, sonra kendime yemek ısmarladım, yemeği beklerken bir şeyler karaladım deftere " ..

bay C. ye daha dikkatli baktım çünkü konuştukça bulanık olan görüntüsü netleşiyordu, netlik oluştukça neyi gördüğüme daha dikkatli bakmaya alışıyorum artık.. beyaz saçları, bilge çehresi, beyaz sakalları ile önce yaşlı biri olduğunu düşündüm..gözleri ışıl ışıl ve gülümsemesi o kadar dingin ki..hayır yaşlı değil ama yaşı ne belli değil.. gözlüğünü taktı, defterini çıkardı iç cebinden önüne masanın üzerine koydu yaşsız bay C. 

yazar mısınız dedim...arada sırada yazarım dedi...hayır meslek olarak yazar mısınız dedim..değil dedi..okurum dinlerim gezerim çok yürür çok bakar bana söylenenleri duymaya çalışırım..sonra ruhum isterse kaleme sarılıp bir şeyle karalarım.. yeni bir hikayenin ilk cümlelerini fısıldadı bana bugün..ilk paragrafı yazdım bile.. dedi.. merak ettim okumak isterim dedim nasip olursa okursunuz dedi.. belki de önce sizi yazmalıyım unutmamak için dedim..şaşırdı..niye şaşırdınız kendiniz geldiniz buraya ben ona şaşırdım mı..demek ki yazılmak istiyorsunuz..belki bunun farkında bile değilsiniz ama benim mutfak masamda oturan bir hayal olarak kalmak yerine belki de kahraman olarak satırlarda yolculuğunuza devam etmeniz gerek..siz hikayenizi yazarsınız ben sizin hikaye yazışınızı...nasıl fikir?  aklına pek yatmamış gibi yada komik bir şey duymuş ama belli etmeden gülmesini saklayarak tebessüm eder gibi başını yana çevirdi.. dinlendim, yolcu yolunda gerek dedi kalktı..ama durun daha soracak sorularım var, nereye gidiyorsunuz dedim..babamın yanına dedi..yarın şehirden ayrılacağım,gitmeden onu da görmem gerek..bana tekrar uğrar mısınız, konuşacak çok şey var ve siz benim konuşmak isteyeceğim bir kahramansınız dedim..anlayışla gülümsedi..bir şey demedi..tam mutfak kapısından terasa çıkmak üzereyken, adınızı sormayı unuttum, bari adınızı söyleyin lütfen dedim, siz ne derseniz o,  dedi ve gözden kayboldu..

böylece sevgili kahramanımız bay C. ile ilk karşılaşmamızı satırlara taşımış oldum..gerisi gelir mi bilemem..hem ne demiş zat-ı muhterem;
görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rutin dışı-3

reset- dört..

reset- üç..