anladım..


yıllar önce..

çok yakın bir kız arkadaşım vardı..duygusal, kırılgan, ince düşünceli, iyi niyetli, hassas, güzel kalpli..çok severdim..hatta çok ama çok severdim..bir birimizi iyi anladığımızı düşünür çok şeyi rahatlıkla paylaşırdık..( hala sevgiyle anıyorum ) iş, evlilik, yaşanan ülke gibi sebeplerle yollar zaman içinde yavaş yavaş ayrıldı..yurt dışına ilk gittiği sıralar mailleşiyorduk ve dertleşmelerimizi yazıyla sürdüyorduk..(akıllı telefondan çook önce bir zaman) bir mailinde bana x zamanda olan ve benim farkına bile varmadığım ve hatta farkına varma olasılığımın da çok düşük olduğu bir konuda bana nasıl kırıldığını söylemek istediğini uzun uzun yazdı..o kadar zaman içinde saklı kalmış olmasına ve birlikte yine yüz yüze üstelik sıcağıyla paylaşmak imkanı varken bunu yapmayıp yıllar sonra bunu bahse değer görmesine acayip kırıldım..hayır aldatılmış ve yalnız hissettim..ve o noktadan sonra ip koptu..beklediğim şuydu aslında, ya vaktinde bunu benle yüzleşerek yapsaydın yada öğütüp çoktan çöpe atsaydın..saklamaktan maksadın neydi? 

aradan zaman zuhur geçti geldik bugünlere..çok şey oldu yaşadık geçtik şükür..daha yeni yeni anladım onun bu davranışının bir kısmını..şöyle ki, insan bazan kırılınca çok değer verdiği birine, ince kalan bir yerinden, hemen yüzleşemiyor hemen söyleyemiyor..daha berbat etmekten daha çok kaybetmekten, kendinde ve onda daha kötü bir yeri görmekten korkuyor..ve susuyor.. kaldı ki ben çok rahatımdır böyle yüzleşme konularında..ama zayıf bir yerin var ve aslında karşındaki kişiden çok kendini kanatmaktan kaçmak için yaraya dokunmuyorsun..evet anladım..en azından bu kısmını iyi anladım..

Yorumlar

  1. Belki o zaman kırılacak bir şey değil gibi gelmiştir ona da. Sonradan bazı şeyler nedense farklı düşünülmeye başlar. belki de sonra sonra kafasında büyütmüştür.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu da olası evet, kar topunun büyümesi gibi..ama işte bununla uğraşmak yerine onca zaman bir yerde kesmesi gerekirdi diye düşünüyorum..ya o topu bana atmalı ya da uzağa..ama elbet bunun da bir açıklaması vardır..

      Sil
  2. Ben de kolay söyleyemem kırıldığımı, yılları, birlikte geçen güzel zamanları, karşılıklı fedakarlıkları, birlikte oluşturduğumuz çevreyi düşünür söyleyemem, hatta çok ağırlarında bile koparamam. Her insanın bu konuda tavrı farklıdır ama arkadaşınızın durup durup da tam tekrar yeniden bağlantı kurduğunuzda bunu söylemesini garip buldum. Bunca sene sonra yut gitsin yahu, ne kanırtıyorsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet işte asıl orası kopardı..kırgınlığını söyleyememeyi anlıyorum ama cebinde taşımayı hayır..

      Sil
  3. Bir ilişki bittiğinde bence paylaşılanların da üzerleri örtülür ve bir çekmeceye saklanır, bir daha açılmaz. Yaşanan yaşanmıştır, o dönemde bunları tartışmadıysan çözememişsen, sonraki dönemlerde de açıp didiklemezsin.. Çünkü bilirsin, çözülebilecek olsa zaten çözülürdü.
    Yılllaaaaar sonra açıp da didiklemenin tek amacı insanın belki kendi yaralarını yalamak ve iyileştirmek isteği olablir ki o da tek kişilik bir durumdur, yine içte yaşanır..
    Ama bence tabii....
    Bazı insanlar kara kaplı defter tutuyor varra 20 sene önce konuşulanları bile hatırlıyor :))) Yorucu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tümüyle katılıyorum..didiklemenin bir amacı olmalı ki yapılsın yoksa anlamsız bence de..yeniden oradan düzeltmeye başlayalım da olabilir mi, yani sökülen yerleri önce dikelim falan...bilemiyorum..ve evet yorucu..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

reset- dört..

reset- üç..

geçmişe mektuplar-2.mektup