geri dönmek..
Denize bakan masada oturuyorum.. ay dolunay fazına iyice yaklaşmış, gökte kırık boncuk gibi parlıyor.. hafif bir esinti ve yazlık mekanların kendine has kokusu var.. bardan yükselen müzik sezenden gülümse.. tek tük oturan otel müşterisi gülümsemiyor sadece kendi aleminde dalgın duruyor..
kaçarcasına çıktık istanbulumdan.. hikayesi sıkıcı boş verin.. sonu tatlıya bağlanmış bütün yorucu hikâyeler gibi birgün anlatmak üzere kenara kaldırılmış durumda.. ve özlemiş dinlenmiş durulmuş olarak döneceğim şehrime bir gün sonra inşallah.. ayrılık da sevdaya dahil biliyorsunuz.. ayrılanlar hala sevgili hatta bence daha bir sevgili.. şimdi özlenmiş bir sevgili gibi istanbulum :)
kaç gündür yine bir yazma sancısı dolaşıp duruyor içimde lakin söze dökülme vakti gelmemiş demek ki.. ama bu akşam ne olursa olsun yazmak istedim.. üzüldüm çünkü kadir inanır vefat etmiş haberini aldım.. bir garip oldum.. bazı ölüm haberleri düşündüğünden yada beklediğinden başka yerlere dokunuyor demek ki.. bugün kızıma da dediğim gibi bu alemdeki en enteresan yaratık insan.. bilinmez oğlu bilinmezler deryası...
sevgili neslihan çağrıda bulundu bu pazartesi itibarıyla başlayacak birlikte yazma serisi için.. bilmiyorum gerçekten ne derece yazabilirim ama katılmak istiyorum tabi ki.. çünkü neden olmasın çünkü olsun çünkü birlikte olmak..
şimdilik böyle.. geri dönene kadar :)
Yumuşacık bir öykü gibiydi yazınız, çok sevdim.
YanıtlaSilçok teşekkür ederim, sevindim :)
SilDenize bakan masalar... iyi gelmez mi insana?! :)
YanıtlaSilgelmez mi, hem nasıl iyi...hatta bazen masa olmasa da olur, denize bakmak çok iyi..
SilSanki çokça anlatacağın varmış da harflerin etrafında dönüp duruyorsun. Cümleler hep başka yere sapıyor asıl meseleyi pas geçiyor. Yazmak da kaçmaya benziyor galiba. Yazdıkça uzaklaşıyorsun uzaklaştıkça aynı yere dönüyorsun. Her neyse, sen daima en iyisini bilir, söyler, yazarsın. Seni o denize nazır masanın başından alayım, benle beraber biraz yürüyüşe çıkartayım ne dersin
YanıtlaSilYıl 1991. Gülümse albümü çıktı hala tüm şarkılarını ezbere biliyorsun, değil mi? Aysel Gürel, Onno Tunç, Sezen Aksu Kötü olmasına imkan var mı? Bir şarkı seç desem bu albümden, hangisini seçerdin?
Yılbaşı akşamı 1992. Bostancı Gösteri Merkezi Sezen Aksu konseri. Oraya girmemiz bile başlı başına bir macera değil mi:) ne konserdi ama Yıldız Tilbe, Sertab Erener İlk orada görücüye çıkmışlardı. Sezen Aksu - bu arkadaşlar size yılbaşı hediyem demişti.
Hadi çıkalım konserden. Lunaparkın kenarından minibüs yoluna doğru ilerleyelim. Ne görüyorsun? Binalar, değil mi işbankasının bostancı şubesi. İşte tam orası. 1992'de Taç Spor tenis kortları vardı burada. Alçacık duvarları vardı. Toprak kortta tenis maçlarını izlemek ne zevkli olur. Ama dur, bekle bostancı tren istasyonu arka tarafında Ahmet Usta'nın pide salonu var, önce oraya uğrayalım kır pidelerimizi sardıralım, sonra gelir burada hem maçı izler hem pideleri yeriz. Biz hep öyle yaparız, çok güzel olur.
Dönelim mi artık masana ay hala orada, kırık bir boncuk gibi parlıyor. Ya bardan yükselen o şarkı
Belki şehre bir film gelir,
Bir güzel orman olur yazılarda,
İklim değişir, Akdeniz olur,
Gülümse
şimdi efenim yorum o kadar güzel beni aldı götürdü ki bir yerler bunun üzerine post yazılır ki yazacağım zaten :) çook teşekkürler...çok sevgi ve selam..
SilSevgili "Adsız" siz de bizimle beraber yazma yolculuğuna mı katılsanız? Bu yorum geçmişe bir mektup, yolculuk niteliğinde, tam içinde döneceğimiz evrenden nasıl hoş bir ses. :)
SilMINDMILLS içinde döneceğimiz evren, değirmeninizin taşlarını hep döndürsün. Sesinizi duydum çok teşekkürler. Bu ara yorumlardayım belki sonraki yolculuklarda nasip olursa.
SilBirlik duygusunda olduğumuzu bilmek de güzel. Bence uğrarsınız bizim oralara. Geri dönüşlerin iyi geleceği zamanlardan bakarız düne bugüne yarına. Siz iyi olun, ağız tadınız yerinde olsun, yine kavuşuruz.
YanıtlaSil"geçmişe mektup" bunu sevdim ve evet ben de varım..kavuşmak güzel :)
Sil