geçmişe mektuplar-son mektup
Şimdilik tabii ki "son mektup" yani bu seri için..ve bu mektubun bir muhatabı yok..hangi zamana doğru onu da şimdi yazmaya başladığım şu an kestiremiyorum aslında..belki şimdiye ait ama geleceğin geçmişi olan şu an..neyse fazla dağılmadan devam edeyim inşallah ve umarım..
bu mektup olayı başlı başına üzerine uzun konuşulabilecek ya da yazılabilecek bir konu bence.. birine sanki karşındaymışsın gibi yazmak, ona ulaşana kadar sana özel olması, ona ulaştığında artık senden çok onun mu desek, durumu..yazıldıktan belki bir gün sonra artık eskimiş duygu ve düşüncelerin hamili olmak..eski yöntemi de hafızamdan silemiyorum tabi hani o postane yoluyla ulaşma süreci..çook uzun bir zaman sonra varması gideceği yere ve hatta belki varması..belki yolda kaybolması..hatta mektubu çalınanlar vardı, nedense bulunamayan mektuplar :)) işte o uzun yollardan ve zamandan sonra ne kadar taze kalır ki içeriği diyorsunuz..ve hep geçmişten geliyor mektuplar değil mi..geçilip gidilmiş andan..
geçenlerde benim hafıza/karakutu çekmecemi karıştırırken bana emanet edilmiş iki ayrı arkadaşımın mektubunu buldum..her biri muhatabına yazmış ama vememiş/yollamamış..ama elinde de tutmak istememiş..hatırlıyorum bana teslim ederken söylediklerini..sende kalsın birgün istersem eğer senden alabileceğimi bilsem yeter..üzerinden seneler geçmiş ama emanet ya verildiği haliyle duruyor.. daha ne kadar dururlar benle, bunun bir anlamı kaldı mı zira iki arkadaşımla da görüşmüyorum neredeler bilmiyorum bile..ama olur a diye duruyor işte..arada düşünüyorum neye yarar ki durması..hadi yazılırken onlara iyi geldi zaten muhatabı için yazılmamış mektuplardandı, ee bende senelerce saklı kalmasının kime ne faydası var.. emanetin süresi ne zaman dolar ben ölünce mi..artık onlar benim mektuplarım olabilir mi..açıp okusam ne olacak ki..belki de okumalıydım..böyle garip garip şeyler düşündüm sonra koydum yerine tekrar..
bir de telgraf buldum bir kaç tane..saklamışım :)) bir zamanlar telgraf bile almışım ne kadar eskiyim ne kadar tarihi :)) yakında ışınlanmayı bulsalar şaşırmam ama ne tadı olur onun der dudak bükerim kesin..
hayali paylaşmak hayalde buluşmak diye bir şey var..mektup, şu bu bunun bahanesi ya da nesnesi hadi diyelim asıl olay başka yerde vuku buluyor, bunu bir kısım insanlar biliyoruz...o kanalı kapatıyorlar..hayaller ardından düşler yani soyut yollar elimizden alındığında işte o vakit bu materyal dünyanın mahkumu tam olarak olacağız..bu çok korkunç..
hayalleri paylaşmaya devam edelim..bizim birlikte belli bir niyet üzere yola çıkıp yazmamız da aslında böyle bir şey..ve bu çok güzel.. yeni yazı yolculuklarında buluşacağımızı umuyorum, sevgili kaptanımızın öncülüğünde :)
o zaman sevgili blogdaşlar eski usul mektup sonu gibicesine :)
büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden akranlarımın yanaklarından sevgiyle öperim..
sepet sepet yumurta
sakın beni unutma
unutursan küserim
mektubumu keserim
:)
Şimdi hatırladım, bende de "emanet" edilmiş bir arkadaş mektubu var.
YanıtlaSilAslında arkadaşımın sevgilisine yazdığı son mektup o, ancak bir kopyasını da bana vermişti. Acaba tarihe tanıklık edeyim diye miydi? Öylece durur, atmaya kıyamadım. :)
neden emanet edilir o mektuplar ben de bilemiyorum açıkcası..benim de yazıp muhatabına vermediğim ya da göndermediğim mektuplar hatta mailler var ama bende kaldı..belki de o şahitlik dediğiniz gibi asıl mevzu..bir şekilde o tanık olma haline sığınmak olabilir. :)
Siliki arkadaşımla da görüşmüyorum neredeler bilmiyorum bile.. Ben de olsam ben de saklardım o mektupları. Atmaya kıyamazdım. Böyle şeylere önem veririm ben de.
YanıtlaSildeğil mi, atamıyorum zaten..kendimce bir süre biçtim aklımda o süreye kadar dursunlar bakalım :)
SilÇok merak ettim. Emanet mektuplar kapalı ve okunmadan mı saklandı yoksa içeriği biliyorsun ve o bilinç ve sahip çıkmayla mı tutuyorsun sevgili Kum Çocuk? Bu kısmı tam anlayamamışım. Öyleyse eğer, orayı özgürleştirmek isteyen bir şey yükseldi içimden, yazmadan geçemedim..
YanıtlaSilFiziksel olarak mektuplaşmanın içinde sabır, zaman, mesafe olması yazdıklarımızı da gelecek cevabı da hazmedip sindirecek, demleyip içerde muhafaza edecek bir gelgit yaratıyordu. Şimdinin hızlı, anında, sözsüz, harfsiz mesaj, emoji, hatta fotoğraf videoya dayalı tasvirsiz çıplak aynasıyla ne tezat ne farklı. Şiire şiirle cevap verip toparlayayım, nasılsa yeniden buluşacağız.
seviyorum ama kimi / en tatlı birisini / nasıl söylesem sana / ilk harflerine baksana. :)
:) şiir için teşekkürler ve evet tekrar görüşene buluşana yazışana kadar şimdilik bir ara..
Silsoruna gelince verildikleri haliyle saklandı..bana emanet ederken koydukları zarf kapatılmış değil istersem okuyabilirim şeklinde açıktı ama ben okumadım..kime yazıldığını( her ikisi de sancılı bir ilişkide ayrılık/kendi hesaplaşma döneminde muhataplarına yazdılar) biliyorum, içeriği az çok tahmin ediyorum ama özel bir şey var mı, niye istersem okuyabileceğim şekilde bıraktılar bilmiyorum..